Herşeyi Hemen Anlamayı Beklemeyin. Robot Gibi Olun

Callan Metod hakkında öğrencilerin en çok aklını karıştıran noktalardan biri de, öğretmenin kendisini acele ettirmek suretiyle söylenilen herşeyi anlaması veya düşünmesi için zaman vermemesidir. Bu da son derece doğaldır ve öğrenci bu konuda endişe duymamalıdır. Bize göre öğrencinin herşeyi hemen anlaması çok önemli değildir, nasıl olsa ilerde bu tür cümleleri pek çok kere işitecektir çünkü metodun doğasında sürekli tekrar vardır. Bir filmi ikinci kez seyrettiğinizde ilkinden çok daha farklı noktaları algıladığınızı ve ilk seyrettiğinizden daha da iyi anladığınızı farkedersiniz öyle değil mi? Burada da aynı sistem aynı mantık geçerlidir.

Bakınız bir örnek daha verecek olursak Bölüm 5’i bitiren bir öğrencinin seviye kontrol sınavında yalnızca %70’lik başarı sağlaması bu öğrencinin cesaretini kaybetmesine yol açabilir. Aslında her sınavda %70’lik bir başarı sağlanabilir. Bölüm 4 için yapılan bir tekrar sınavında, öğrenci %80’lik bir başarı sağlayabilme kapasitesine sahipken, Bölüm 3 için de öğrencinin gerçekte %90’lık bir başarı yüzdesine sahip olması beklenecektir. Bu, tipik bir Callan Metod’un işleyiş şeklidir.

Öğrenciler bilgiye aç ve sürekli öğrenme arzusuna sahip bireylerdir, dolasyısı ile öğrencinin her zaman herşeyi anlamak istemesinden dolayı kendisinin bir robot olmadığı serzenişinde bulunabilir. Hemen herşeyi en kısa sürede öğrenmeye çalışmak olası hafıza karışıklığına, kelime curcunasına ve daha da kötüsü hayal kırıklığı ve isteksizliğe yol açar. Çünkü aşırı hızdan dolayı birşeyler öğrenemediğini tesbit eden birinin yaşayacağı ilk duygu İngilizce öğrenme arzusunun kaybıdır. Özellikle 11 ve 16 yaş arası gençlerin yetişkinlerden daha hızlı öğrenmesinin bir nedeni de hızlı bir şekilde algılanan tüm kelimeleri belleklerine eksiksiz yerleştirmesinden ileri gelmektedir. Çünkü dikkat edilirse çocuklar derste öğrenme sürecinde ders hakkında soru sormadan sadece dinlerler ve gerektiğinde not alırlar. Derste direktifleri alırlar ve eğitmeni can kulağı ile dinlerler, talepleri sorunsuzca yerine getirirler. Yaşı küçük çocuklara ders verdiğimizde de manzara aynıdır. Çocuklarımız hiç soru sormadan dersi dinlerler, çünkü ilk etapta kendilerine ne tür sorular sorulduğunu algılayamazlar ama yine de öğrenmek için sadece dinlerler ve yeri geldiğinde seri şekilde öğrenirler.