Öğrenim Süresindeki Bölgesel ve Yerel Çeşitlilikler

İngiltere’de eğitim alan bir öğrenci kriterinde Cambridge Preliminary için 80 saat ve First Certificate sınavı için 160 saatlik bir dilim hedef olsa da Türkiye gibi Avrupa dışında bulunan okullarda bu rakam %25’lik bir uzama süresini kapsayacaktır ki bu da ortalama 100 – 200 saat gibi bir İngilizce dilim demektir. Hatta biz eğitmenler bu sürenin bile iyimser olduğunu bunun en az 120 – 240 saat gibi bir karşılığının olması gerektiğine inanıyoruz. Bu süreler Cambridge sınavlarında başarılı sonuçlar almak için yeterli sürelerdir. Ancak aşağıdaki durumlar karşısında saptanan bu sayılarda, bireysel ve yasal çeşitlilikler de olabilir:

1. Yalnızca bir ülkeden diğerine değil, ayrıca ülkenin bir bölgesinden diğer bölgesine ya da bir kasabadan diğer kasabaya, doğal olarak dili kullanmada farklılık olabilir. Bazen bir kasabada yaşayan insanların, komşu kasabada yaşayanlara göre daha hızlı öğrendikleri gözlemlendiği bir gerçektir.

Ancak bu farklılık, zeka nedeniyle değil, tıpkı bir bir müzik aletini öğrenmede vermiş olduğumuz örnek gibi çok da farklı olmayan nedenlerden ötürüdür. Yani, bu bir çeşit doğal yetenek problemi. Bir garsonun ya da servis sektöründe çalışan bir kimsenin yabancı bir dili, bir üniversite profesöründen çok daha hızlı ve kolayca öğrenebilmesi durumuyla kanıtlanabilir. Bugün üniversitelerimizde konuşma, anlama ve yazma konularında kendilerini ifade edemeyen pek çok akademisyen bulunmaktadır. Son yıllarda ülkemizde faaliyete konan KPDS gibi kariyer sınavlarıyla akademik bilginin yanında kişilerin yabancı dil bilgisi de ölçülmekte ve doğal olarak bir çeşit “süzme” işlemi yapılmaktadır.

2. Öğrenme hızı, öğrencinin yaşadığı yerde dış dünyayla ne kadar ilişki kurduğuyla da ilgilidir. Örneğin; Öğrencimiz İngilizce yayın yapan uydu kanalları izliyor mu ya da izlemek istiyor mu, bu kanallara ulaşmak için bir girişimde bulunmuş mu? Yurtdışı gezileri yapıyor mu? Kendi ülkesindeki yabancılarla İngilizce diyaloga giriyor mu, girmeye hevesli mi? Diğer bir dili öğrenmeyi kolaylaştıran başka yabancı bir dili konuşabiliyor mu? Yaşadığı yer, diline aşina olarak yetiştiği bir ülkenin sınırlarına yakın mı? En basit örneği verelim, kullandığı cep telefonununmenüsü İngilizce mi? Bilgisayar işletim sisteminde ya da programlarında öğrenci Türkçe sürümleri mi tercih ediyor? İngilizce sürümlerini yüklemede bir çekincesi var mı? Cesareti ve hevesi var mı?

3. Öğrencilerin yaşadığı ülkenin o bölgesindeki veya yerleşim birimindeki genel eğitim düzeyi de İngilizce öğrenme süresinde etkili olabilir.

4. Öğrencinin çalışma metodu da dikkate alınacak önemli bir konudur. Derslere sürekli geç kalıyor veya devamsızlık yapıyor mu? Çalışmalarını sürekli aksatıyor veya ders saatlerini değiştirmeğe devam ediyor mu? Haftada net kaç saat derse giriyor? (Çünkü daha fazla ders alırlarsa, daha hızlı öğrenirler) Mesela Callan Metod kitaplarını okuyor ve günde en az 10 dakika evde tekrar yapıyor mu? Yararlı olduğunu düşündüğümüz okulun İngilizce ders MP3, CD ve kasetlerini dinliyor mu?

5. Okulun şartları da öğrencinin öğrenme hızına etki edebilir. Örneğin; 1. Okulun çok fazla sınıfı varsa, öğrencilerini tam olarak seviyelerine ayırıp sınıflandırabilir ya da az sınıfı varsa sadece gerçek ve benzer seviyelerdeki öğrencilere ders verebilir. Bu, sınıfların uyum içinde olmasını ve ders işleme süresini hızlandıracaktır. 2. Okuldaki öğrencilerin yabancı dile aşinalıkları varsa, öğrencilerin problemlerini kolayca anlayabilecek ve İngilizcedeki zorlukları aşmalarına yardımcı olabileceklerdir. 3. Öğretmenler, okulda kısa bir sürelerde çalışırlarsa, karşı karşıya kaldıkları öğrencilerle, uyum sağlamaya yeteri kadar zamanları olmaz. 4. En önemlisi, İngilizce öğretmenler metoda harfi harfine bağlı kalmak zorundadırlar. Eğer metodu İngilizce öğrenme konusunda kendi teorilerine uygun şekilde değiştirmeğe kalkarlarsa, İngilizcede mümkün olan başarıyı elde edemeyeceklerdir.